C2 seviyesi İngilizce kelimeler

Ustalık seviyesi: nüans, deyim ve üslup farkları.

556 kelime · sayfa 9 / 12

  1. penuryaşırı yoksulluk, sefalet
  2. peremptoryitiraz kabul etmeyen, kesin buyurgan
  3. perfidygüveni kötüye kullanan ihanet
  4. peripateticyerden yere gezerek çalışan
  5. permeateher yanına sinmek, işlemek
  6. perquisitegörevin getirdiği ek imkan
  7. perseverezorluğa rağmen sürdürmek
  8. perspicaciousince ayrıntıyı gören, keskin görüşlü
  9. perspicuityanlatımın berraklığı
  10. pertinaciousyılmadan üstüne giden
  11. perturbationhuzurun bozulması; sapma
  12. petrifytaş kesilmesine yol açmak, dondurmak
  13. petulanceçocuksu hırçınlık
  14. petulanthırçın, huysuz
  15. philanthropichayırseverliğe dayanan
  16. philistinesanattan anlamayan, kaba beğenili kişi
  17. phlegmaticsoğukkanlı, kolay kolay heyecanlanmayan
  18. pilloryherkesin önünde teşhir edip yermek
  19. piquantkeskin lezzetli; merak uyandıran
  20. piquegururu incinmiş kırgınlık
  21. pithyözlü, az sözle çok anlatan
  22. pittanceüç kuruşluk para
  23. plaintiveyakınan ve hüzünlü
  24. platitudinousbasmakalıp sözlerle dolu
  25. plauditalkış, açık takdir
  26. plethoragereğinden fazlası, bolluk
  27. pliablekolay bükülen; kolay yönlendirilen
  28. polariseiki uca ayırmak, kutuplaştırmak
  29. polemicsert tartışma yazısı, polemik
  30. politysiyasi örgütlenmiş topluluk
  31. portendkötü bir şeyin habercisi olmak
  32. portentkötü bir şeyin habercisi, alamet
  33. posittartışma için varsaymak, öne sürmek
  34. posthumousölümünden sonra gelen
  35. potentatemutlak yetkili hükümdar
  36. practicableuygulanabilir
  37. prattleboş boş gevezelik etmek
  38. preamblegiriş bölümü, ön açıklama
  39. preceptilke, düstur
  40. precipitateolması gerekenden erken tetiklemek
  41. precursoröncü, kendisinden sonrakini hazırlayan
  42. predilectionönceden gelen eğilim, düşkünlük
  43. prefiguresonradan olacağın işaretini önceden vermek
  44. preludeasıl olayın hazırlığı, ön bölüm
  45. premonitionkötü bir şeyin önsezisi
  46. preponderanceağır basma, çoğunluğun ağırlığı
  47. presageyaklaşan bir şeye işaret etmek
  48. prescientönceden gören, ileri görüşlü
  49. prevaricatekaçamak cevap vermek
  50. primacybirincil olma, öncelik

Bu kelimeleri ezberlemek yerine kalıcı hale getir.

Ücretsiz başla