prescient
/ˈpresiənt/
önceden gören, ileri görüşlü
Bağlam içinde
Örnek cümle
The essay now looks prescient.
Deneme şimdi ileri görüşlü duruyor.
His prescient warning went unread.
Önceden gören uyarısı okunmadan kaldı.
Eş anlamlıfarsighted
Zıt anlamlıshortsighted
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.