peripatetic
/ˌperɪpəˈtetɪk/
yerden yere gezerek çalışan
Bağlam içinde
Örnek cümle
She had a peripatetic childhood.
Yerden yere taşınan bir çocukluk geçirdi.
The peripatetic teacher visits four schools.
Gezici öğretmen dört okula gidiyor.
Eş anlamlıtravelling
Zıt anlamlısedentary
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.