pertinacious
/ˌpɜːtɪˈneɪʃəs/
yılmadan üstüne giden
Bağlam içinde
Örnek cümle
A pertinacious reporter got the story.
Yılmadan üstüne giden bir muhabir haberi aldı.
He is pertinacious about small errors.
Küçük hatalar konusunda yılmaz.
Eş anlamlıdogged
Zıt anlamlıyielding
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.