C2İsimPara

penury

/ˈpenjəri/

aşırı yoksulluk, sefalet

Bağlam içinde

Örnek cümle

He died in penury despite his fame.

Ününe rağmen sefalet içinde öldü.

The pension saved her from penury.

Emekli maaşı onu sefaletten kurtardı.

Eş anlamlıdestitution
Zıt anlamlıaffluence

Bu kelimeyi kalıcı hale getir

Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.

Ücretsiz başla