- péremptoireitiraz kabul etmeyen, kesip atan
- perfidiekalleşlik, sinsi ihanet
- persévéreryılmadan sürdürmek, azimle devam etmek
- perspicacitékeskin kavrayış, anlayış keskinliği
- pétrifiertaşa çevirmek; korkudan taş kesiltmek
- philanthropiquehayırsever, insanlığa yardım amaçlı
- plaintifiniltili, yakınır gibi hüzünlü (ses, bakış)
- pleutrekorkak, ödlek
- polariserkutuplaştırmak; (ilgiyi) üzerinde toplamak
- policégörgülü, uygar; cilalı (söz)
- posthumeölümünden sonra (yayımlanan, verilen)
- potentatmutlak hükümdar; nüfuzunu kötüye kullanan kodaman
- préambulebaşlangıç bölümü (yasa, anlaşma); söze giriş
- préfigureröncüsü olmak, önceden yansıtmak
- préludeprelüd; (bir olayın) habercisi, başlangıcı
- prémonitionönsezi (çoğunlukla kötü bir şeye dair)
- prépondéranceağır basma, belirleyici ağırlık
- présagerhabercisi olmak, önceden sezdirmek
- prestidigitationel çabukluğu, hokkabazlık
- prévaricationgörevi kötüye kullanma (kamu görevlisinin)
- procédurierdava düşkünü, her anlaşmazlığı mahkemeye taşıyan
- prodiguesavurgan, müsrif
- profanerkutsallığını çiğnemek, (kutsal bir yeri) kirletmek
- profusiontaşkın bolluk, yığınla çokluk; (à profusion) bol bol
- prolixesözü gereksizce uzatan
- proscrirekesinlikle yasaklamak, men etmek
- protéiformedurmadan biçim değiştiren, kılıktan kılığa giren
- provocateurkışkırtıcı, provokatör
- pudiquehayâlı; duygularını ortaya dökmekten çekinen
- puérilçocukça, yetişkine yakışmayan
- pugilisteboksör, yumruk dövüşçüsü
- pugnacemücadeleci, kavgaya hazır
- radierkaydını silmek, listeden çıkarmak
- rassasierdoyurmak, açlığını tümüyle gidermek
- rebattubayatlamış, çok tekrarlanmaktan yıpranmış
- récalcitrantdik başlı, söz dinlemeyen
- répréhensiblekınanacak, ayıplanacak
- revêchesert ve asık suratlı, yanına yaklaşılmaz
- révérencieuxderin saygı gösteren, hürmetkâr
- rognerkenarından kırpmak; (bütçeden) kısmak
- saillantöne çıkan, en belirgin; çıkıntılı
- salubresağlığa elverişli (hava, konut)
- sanctifierkutsal kılmak, kutsal saymak
- sardoniquesardonik, acı ve küçümseyici bir alay taşıyan
- scrupulevicdani tereddüt
- scrupuleuxvicdanlı, dürüstlükten şaşmayan; en ufak ayrıntısına dek (uyulan)
- se dédiresözünden dönmek, dediğinden caymak
- se scléroserkemikleşmek, esnekliğini yitirmek
- sérendipitéaramadığı değerli bir şeyi tesadüfen bulma
- serpenterkıvrıla kıvrıla ilerlemek (yol, nehir)
Bu kelimeleri ezberlemek yerine kalıcı hale getir.
Ücretsiz. Kayıt gerekmez.