- s'enquérirsorup öğrenmek, hakkında bilgi almak
- s'enrôleraskere yazılmak
- s'ensuivreardından gelmek, sonucu olarak doğmak
- s'envenimerkızışmak, giderek sertleşmek (anlaşmazlık)
- s'immiscerburnunu sokmak, (istenmeyen yere) karışmak
- saignerkanamak
- saintaziz, ermiş
- satirehiciv, yergi
- saugrenubeklenmedik derecede tuhaf, abuk sabuk
- sceaumühür
- scepticismeşüphecilik, kuşkuculuk
- scrutinoylama, oy verme
- sculpteryontmak, oymak (taş, tahta)
- se cramponnersıkıca tutunmak
- se dessaisirelinden çıkarmak, el çekmek (mülk, yetki)
- se faufileraralardan süzülüp geçmek, gizlice sokulmak
- se lamentersızlanmak, yakınıp durmak
- se noyer(suda) boğulmak
- se procurertemin etmek, bulup edinmek
- se racheterkendini affettirmek, hatasını telafi etmek
- secrètementgizlice
- sectionnerkesip ayırmak (kablo, damar, parmak)
- semblantsözde görünüş, -e benzer bir şey (faire semblant: -mış gibi yapmak)
- sénateursenatör
- sensibilitéduyarlılık, ince duygululuk
- séparationayrılma; ayırma, ayrı tutma
- sérénitédinginlik, iç huzuru
- sibyllinanlamı kapalı, anlaşılması güç (söz, mesaj)
- simultanémentaynı anda, eş zamanlı olarak
- sincéritéiçtenlik, samimiyet
- sociablesokulgan, arkadaş canlısı
- socialistesosyalist
- solidaritédayanışma
- solitudeyalnızlık
- solliciter(görüş, destek, izin) rica etmek
- solosolo, tek başına
- sophismesafsata, aldatıcı akıl yürütme
- sophisticationgelişmişlik (teknik); rafinelik (zevk, üslup)
- soupiriç çekiş
- spécialiséuzmanlaşmış, belirli bir alana yönelik
- spécificationteknik özellik, şartname
- spécimen(bir türü temsil eden) örnek birey, örnek parça
- sphèregeometrik küre; (etki, faaliyet) alanı
- splendeurgörkem, ihtişam
- spontanéitékendiliğindenlik, doğallık
- stagnationdurağanlık, yerinde sayma
- statureboy bos, endam; (kişinin) çapı, ağırlığı
- stéréotypekalıp yargı, stereotip
- stigmatisationdamgalanma, toplumsal damga
- strophekıta (şiirde)
Bu kelimeleri ezberlemek yerine kalıcı hale getir.
Ücretsiz. Kayıt gerekmez.