propound
/prəˈpaʊnd/
tartışılmak üzere ortaya atmak
Bağlam içinde
Örnek cümle
She propounded a theory nobody expected.
Kimsenin beklemediği bir kuram ortaya attı.
The view was propounded in 1962.
Görüş 1962'de ortaya atıldı.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.