proponent
/prəˈpəʊnənt/
savunucu, taraftar
Bağlam içinde
Örnek cümle
She is a leading proponent of reform.
Reformun önde gelen savunucusu.
Proponents say costs will fall.
Savunucular maliyetlerin düşeceğini söylüyor.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.