profound
/prəˈfaʊnd/
derin, köklü
Bağlam içinde
Örnek cümle
The book had a profound effect on me.
Kitap üzerimde derin bir etki bıraktı.
She showed profound respect.
Derin bir saygı gösterdi.
Eş anlamlıdeep
Zıt anlamlısuperficial
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.