interstice
/ɪnˈtɜːstɪs/
iki şeyin arasındaki ince boşluk
Bağlam içinde
Örnek cümle
Moss grows in the interstices of the wall.
Yosun duvarın aralıklarında büyüyor.
He works in the interstices of the timetable.
Programın boşluklarında çalışıyor.
Eş anlamlıgap
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.