interactive
/ˌɪntərˈæktɪv/
etkileşimli
Bağlam içinde
Örnek cümle
The museum has interactive displays.
Müzede etkileşimli sergiler var.
It is an interactive lesson.
Etkileşimli bir ders.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.