intertwine
/ˌɪntəˈtwaɪn/
iç içe geçmek, örülmek
Bağlam içinde
Örnek cümle
Their lives are closely intertwined.
Hayatları sıkı sıkıya iç içe geçmiş.
The two stories intertwine.
İki hikâye birbirine örülüyor.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.