- intestinbağırsak
- intimidergözünü korkutmak, sindirmek
- intolérablekatlanılamaz, dayanılmaz
- intransigeantuzlaşmaz, taviz vermeyen
- intrépidegözü pek, yılmaz
- intrinsèquementdoğası gereği, özünde
- introspectifiç gözleme dayalı, kendini sorgulayan
- inutilitéyararsızlık, boşunalık
- invraisemblableakla yatmayan, inanılması güç
- ironiqueironik, iğneleyici
- ironiquementironik bir şekilde, alaylı bir dille
- irréfutableçürütülemez
- irréparableonarılamaz, telafisi olmayan
- irrévérencieuxsaygısız, kutsal tanımaz
- irrévocablegeri alınamaz, dönülmez
- isolementyalnız kalma, tecrit
- jargonjargon, meslek dili
- jubilantsevinçten coşmuş
- judiciaireadli, yargısal
- judicieuxakıllıca, sağduyulu
- juxtaposeryan yana koymak
- juxtapositionyan yana koyma
- klaxonkorna
- laborieuxzahmetli, uğraştırıcı
- laconiqueaz sözlü, lakonik
- lamebıçak ağzı
- laserlazer
- latentgizil, henüz ortaya çıkmamış
- latitudeenlem; hareket serbestisi
- légendaireefsanevi
- législatifyasamayla ilgili
- légitimementhaklı olarak, meşru biçimde
- léguermiras bırakmak
- lesbienlezbiyen
- léthargiqueuyuşuk, halsiz
- libérationkurtuluş, serbest bırakılma
- licenciementişten çıkarma
- linéairedoğrusal
- lisibleokunaklı
- locationkiralama
- louableövgüye değer
- lunatiqueruh hâli değişken
- magistratyargı mensubu (hâkim, savcı)
- magnanimeyüce gönüllü, bağışlayıcı
- maintenancebakım (makine, tesis)
- malintentionnéart niyetli
- malléablekolay şekil alan, dövülgen
- malveillantkötü niyetli
- manigancergizlice tertiplemek, dolap çevirmek
- marchandtüccar
Bu kelimeleri ezberlemek yerine kalıcı hale getir.
Ücretsiz. Kayıt gerekmez.