- dichotomieikilik, keskin ayrım
- dictateurdiktatör
- dictaturediktatörlük
- digressionkonu dışına çıkma
- dilapiderçarçur etmek, heba etmek
- diplomatediplomat
- diplomatiquediplomatik
- discréditeritibarsızlaştırmak, gözden düşürmek
- discrètementbelli etmeden, sessiz sedasız
- discriminationayrımcılık
- disparatebirbirini tutmayan, farklı parçalardan oluşan
- disponibilitémüsaitlik, bulunabilirlik
- disséquerdiseksiyon yapmak, didik didik incelemek
- dissipergidermek, dağıtıp yok etmek
- dissuadervazgeçirmek, caydırmak
- distinctifayırt edici
- docileuysal, yumuşak başlı
- documentationdokümantasyon, belgeler
- dogmatiquedogmatik, katı görüşlü
- dogmedogma, sorgulanmaz öğreti
- donateurbağışçı
- dosedoz
- doterdonatmak (kaynakla, nitelikle)
- dûmentusulüne uygun olarak, gereğince
- duoikili, düet
- échoyankı
- éclectiqueeklektik, farklı türlerden beslenen
- économetutumlu, idareli
- écrasantezici, bunaltıcı
- éducateureğitimci
- effrontémentutanmazca, yüzsüzce
- egoego, benlik
- électoralseçimle ilgili
- éloquencebelagat, söz ustalığı
- émaneryayılmak (koku, ışık, sıcaklık)
- empiéterbaşkasının alanına girmek, sınırı aşmak
- emprisonnementhapis cezası, hapsedilme
- encombranthantal, çok yer kaplayan
- énigmatiquemuammalı, esrarengiz
- enracinékökleşmiş, derinlere kök salmış
- entrelaceriç içe geçirmek, birbirine dolamak
- épéekılıç
- équationdenklem
- esclavagekölelik
- ésotériqueezoterik, yalnız ehlinin anlayabildiği
- espioncasus
- esthétiqueestetik, güzellikle ilgili
- étanggölet
- étayertemellendirmek, desteklemek (iddia, görüş)
- étincellekıvılcım
Bu kelimeleri ezberlemek yerine kalıcı hale getir.
Ücretsiz. Kayıt gerekmez.