- incertitudebelirsizlik
- incidemmentlaf arasında
- incidencegörülme sıklığı (hastalık)
- incitationteşvik, özendirme
- incohérencetutarsızlık
- incohérenttutarsız
- incompatiblebağdaşmaz, uyumsuz
- incompétentehliyetsiz, işini bilmeyen
- indéfinimentsüresiz olarak
- indemnitétazminat
- indéniableyadsınamaz
- indéterminébelirsiz süreli
- indicateurgösterge
- indispensablevazgeçilmez
- indissociableayrılmaz, birbirinden koparılamaz
- induireyol açmak (etki, sonuç)
- inébranlablesarsılmaz
- inéditeşi görülmemiş
- inégalitéeşitsizlik
- inestimablepaha biçilmez
- inévitablementkaçınılmaz olarak
- inférieurdaha düşük, daha aşağı
- infinisonsuz
- inflationenflasyon
- influentnüfuzlu, sözü geçen
- infractionkural ihlali
- infrastructurealtyapı
- inhérentdoğasında olan, içkin
- inhiberbaskılamak, ketlemek
- injusticeadaletsizlik
- injustifiéyersiz, haksız
- innédoğuştan gelen (yetenek)
- innovantyenilikçi
- insaisissableyakalanamaz, kavranamaz
- insignifiantkayda değmez
- inspecteurmüfettiş
- inspectiondenetim, muayene
- instabilitéistikrarsızlık
- instableistikrarsız, dengesiz
- instantanémentanında
- instinctivementiçgüdüsel olarak
- institutenstitü
- insuffisantyetersiz
- intactbozulmamış, el değmemiş
- intégrationbütünleşme, entegrasyon
- intégrerbütünleştirmek, içine katmak
- intégritébütünlük, sağlamlık
- intensifieryoğunlaştırmak, şiddetlendirmek
- intensitéyoğunluk
- interactionetkileşim
Bu kelimeleri ezberlemek yerine kalıcı hale getir.
Ücretsiz. Kayıt gerekmez.