subtle
/ˈsʌtl/
ince, sezilmesi güç
Bağlam içinde
Örnek cümle
There is a subtle difference.
İnce bir fark var.
She gave a subtle hint.
İnce bir ima yaptı.
Zıt anlamlıobvious
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.