subdue
/səbˈdjuː/
bastırmak, dizginlemek
Bağlam içinde
Örnek cümle
Police subdued the man quickly.
Polis adamı hızla etkisiz hâle getirdi.
She subdued her anger.
Öfkesini bastırdı.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.