parsimonious
/ˌpɑːsɪˈməʊniəs/
aşırı tutumlu, eli sıkı
Bağlam içinde
Örnek cümle
The budget was parsimonious to the point of harm.
Bütçe zarar verecek kadar eli sıkıydı.
He is parsimonious with praise.
Övgü konusunda eli sıkıdır.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.