acrimonious
/ˌækrɪˈməʊniəs/
sert ve kırıcı (tartışma)
Bağlam içinde
Örnek cümle
The debate turned acrimonious after an hour.
Tartışma bir saat sonra sertleşip kırıcı hale geldi.
They went through an acrimonious separation.
Sert ve kırıcı bir ayrılık yaşadılar.
Eş anlamlıbitter
Zıt anlamlıamicable
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.