C1İsimDuygu

fervour

/ˈfɜːvə(r)/

coşkulu tutku, şevk

Bağlam içinde

Örnek cümle

She defended the plan with fervour.

Planı büyük bir şevkle savundu.

Religious fervour swept the town.

Dinî coşku kasabayı sardı.

Eş anlamlıpassion

Bu kelimeyi kalıcı hale getir

Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.

Ücretsiz başla