fervently
/ˈfɜːvəntli/
candan, hararetle
Bağlam içinde
Örnek cümle
She fervently hoped for good news.
İyi haber için candan umut etti.
He fervently believes in the cause.
Davaya hararetle inanıyor.
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.