evoke
/ɪˈvəʊk/
çağrıştırmak, uyandırmak
Bağlam içinde
Örnek cümle
The song evokes childhood memories.
Şarkı çocukluk anılarını çağrıştırıyor.
The photo evoked strong feelings.
Fotoğraf güçlü duygular uyandırdı.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.