evade
/ɪˈveɪd/
kaçınmak, atlatmak
Bağlam içinde
Örnek cümle
He evaded the question.
Soruyu geçiştirdi.
They evaded capture for months.
Aylarca yakalanmaktan kurtuldular.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.