estrange
/ɪˈstreɪndʒ/
araya soğukluk sokup uzaklaştırmak
Bağlam içinde
Örnek cümle
The dispute estranged two old friends.
Anlaşmazlık iki eski dostu birbirinden uzaklaştırdı.
He had been estranged from the family for years.
Yıllardır aileden kopuktu.
Eş anlamlıalienate
Zıt anlamlıreconcile
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.