reconcile
/ˈrekənsaɪl/
barıştırmak; bağdaştırmak
Bağlam içinde
Örnek cümle
The two sides were reconciled.
İki taraf barıştırıldı.
It is hard to reconcile these facts.
Bu olguları bağdaştırmak zor.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.