chronic
/ˈkrɒnɪk/
kronik, süregelen
Bağlam içinde
Örnek cümle
She has chronic back pain.
Kronik bel ağrısı var.
The area has a chronic housing shortage.
Bölgede kronik bir konut sıkıntısı var.
Zıt anlamlıacute
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.