B2SıfatBeden

acute

/əˈkjuːt/

akut, keskin, şiddetli

Bağlam içinde

Örnek cümle

She felt acute pain.

Şiddetli bir acı hissetti.

There is an acute shortage of nurses.

Ciddi bir hemşire eksikliği var.

Eş anlamlısevere
Zıt anlamlıchronic

Bu kelimeyi kalıcı hale getir

Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.

Ücretsiz başla