C2İsimZaman

antecedent

/ˌæntɪˈsiːdənt/

öncel, kendisinden önce gelen

Bağlam içinde

Örnek cümle

The law has an antecedent in Roman practice.

Yasanın Roma uygulamasında bir önceli var.

Every crisis has its antecedents.

Her krizin öncelleri vardır.

Eş anlamlıprecursor
Zıt anlamlısuccessor

Bu kelimeyi kalıcı hale getir

Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.

Ücretsiz başla