vigour
/ˈvɪɡə(r)/
dinçlik, güç
Bağlam içinde
Örnek cümle
He defended it with vigour.
Onu güçle savundu.
She has the vigour of a young woman.
Genç bir kadının dinçliğine sahip.
Eş anlamlıenergy
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.