vacuum
/ˈvækjuːm/
boşluk; vakum
Bağlam içinde
Örnek cümle
His death left a vacuum.
Ölümü bir boşluk bıraktı.
Sound cannot travel in a vacuum.
Ses vakumda yayılamaz.
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.