upheaval
/ʌpˈhiːvl/
altüst oluş, büyük değişim
Bağlam içinde
Örnek cümle
The country went through political upheaval.
Ülke siyasi bir altüst oluş yaşadı.
Moving house is a major upheaval.
Ev taşımak büyük bir altüst oluştur.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.