unprecedented
/ʌnˈpresɪdentɪd/
eşi görülmemiş
Bağlam içinde
Örnek cümle
The growth was unprecedented.
Büyüme eşi görülmemişti.
It was an unprecedented decision.
Emsalsiz bir karardı.
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.