B1SıfatDuygu

unfortunate

/ʌnˈfɔːtʃənət/

talihsiz, şanssız

Bağlam içinde

Örnek cümle

It was an unfortunate mistake.

Talihsiz bir hataydı.

He was unfortunate to miss the train.

Treni kaçırdığı için şanssızdı.

Zıt anlamlıfortunate

Bu kelimeyi kalıcı hale getir

Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.

Ücretsiz başla