troubled
/ˈtrʌbld/
sıkıntılı, dertli
Bağlam içinde
Örnek cümle
He had a troubled childhood.
Sıkıntılı bir çocukluk geçirdi.
She looked troubled after the call.
Görüşmeden sonra dertli görünüyordu.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.