trajectory
/trəˈdʒektəri/
yörünge, izlek
Bağlam içinde
Örnek cümle
The ball followed a high trajectory.
Top yüksek bir yörünge izledi.
Her career took a new trajectory.
Kariyeri yeni bir seyir aldı.
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.