tangible
/ˈtændʒəbl/
elle tutulur, somut
Bağlam içinde
Örnek cümle
We need tangible results.
Elle tutulur sonuçlara ihtiyacımız var.
There was a tangible sense of relief.
Hissedilir bir rahatlama vardı.
Eş anlamlıconcrete
Zıt anlamlıintangible
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.