suspicious
/səˈspɪʃəs/
şüpheli; şüphelenen
Bağlam içinde
Örnek cümle
The police found something suspicious.
Polis şüpheli bir şey buldu.
She is suspicious of strangers.
Yabancılardan şüpheleniyor.
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.