supersede
/ˌsuːpəˈsiːd/
yerini almak, geçersiz kılmak
Bağlam içinde
Örnek cümle
The new rules supersede the old ones.
Yeni kurallar eskilerin yerini alıyor.
This model has been superseded.
Bu modelin yerini yenisi aldı.
Eş anlamlıreplace
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.