supercilious
/ˌsuːpəˈsɪliəs/
burnu havada, tepeden bakan
Bağlam içinde
Örnek cümle
She answered with a supercilious smile.
Tepeden bakan bir gülümsemeyle cevap verdi.
His supercilious tone lost him the room.
Küçümseyen tonu salonu kaybettirdi.
Eş anlamlıdisdainful
Zıt anlamlıhumble
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.