stunning
/ˈstʌnɪŋ/
nefes kesici, çarpıcı
Bağlam içinde
Örnek cümle
The view from the hotel is stunning.
Otelden manzara nefes kesici.
She wore a stunning dress.
Çarpıcı bir elbise giymişti.
Eş anlamlıgorgeous
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.