straddle
/ˈstrædl/
iki yana yayılmak, ata biner gibi durmak
Bağlam içinde
Örnek cümle
The town straddles the river.
Kasaba nehrin iki yakasına yayılıyor.
The book straddles two genres.
Kitap iki türün arasında duruyor.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.