soar
/sɔː(r)/
fırlamak, yükselmek
Bağlam içinde
Örnek cümle
Prices soared last winter.
Fiyatlar geçen kış fırladı.
The eagle soared above the valley.
Kartal vadinin üstünde süzüldü.
Zıt anlamlıplummet
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.