rush
/rʌʃ/
acele etmek, koşuşturmak
Bağlam içinde
Örnek cümle
Don't rush, we have time.
Acele etme, vaktimiz var.
She rushed to the airport.
Havalimanına koştu.
Eş anlamlıhurry
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.