restrain
/rɪˈstreɪn/
zapt etmek, tutmak
Bağlam içinde
Örnek cümle
Police restrained the crowd.
Polis kalabalığı zapt etti.
She could not restrain her laughter.
Kahkahasını tutamadı.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.