reserve
/rɪˈzɜːv/
ayırtmak, rezerve etmek
Bağlam içinde
Örnek cümle
I reserved a table for two.
İki kişilik masa ayırttım.
These seats are reserved.
Bu koltuklar ayrılmış.
Eş anlamlıbook
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.