reluctant
/rɪˈlʌktənt/
isteksiz, gönülsüz
Bağlam içinde
Örnek cümle
She was reluctant to answer.
Cevap vermeye isteksizdi.
He gave a reluctant agreement.
Gönülsüz bir onay verdi.
Zıt anlamlıeager
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.