reckless
/ˈrekləs/
pervasız, umursamaz
Bağlam içinde
Örnek cümle
He was charged with reckless driving.
Pervasız sürücülükle suçlandı.
It was a reckless decision.
Pervasız bir karardı.
Zıt anlamlıcautious
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.