rarely
/ˈreəli/
nadiren, seyrek
Bağlam içinde
Örnek cümle
He rarely watches television.
Nadiren televizyon izler.
It rarely snows in this city.
Bu şehirde nadiren kar yağar.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.