pursuit
/pəˈsjuːt/
peşinde koşma, uğraş
Bağlam içinde
Örnek cümle
He left home in pursuit of a better job.
Daha iyi bir iş peşinde evden ayrıldı.
Reading is her favourite pursuit.
Okumak en sevdiği uğraş.
Eş anlamlıchase
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.